Cumhuriyet ve egemenlik
Hanedan yönetiminden ulusal egemenlik ilkesine geçiş, yeni devletin temel siyasal çerçevesini kurdu. Uygulama, dönemin tek parti yapısı içinde gelişti.
1881 Selânik’ten başlayan bir yaşam
Bir asker, devlet kurucusu ve dönüşüm çağının baş aktörü. Bu sergi, onun yaşamını kahramanlık anlatısının ötesinde; kararları, dönemi ve kalıcı etkileriyle ele alır.
Sergiyi keşfetAnadolu ufkundan esinlenen özgün dijital kompozisyon
Kısa portre
1881’de Selânik’te doğan Mustafa Kemal, Osmanlı ordusunda yetişti; Çanakkale’deki rolüyle öne çıktı ve Mondros Mütarekesi sonrasında Anadolu’daki direnişin siyasi ve askerî liderliğini üstlendi.
1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olarak hukuk, eğitim, yönetim ve gündelik yaşam alanlarında köklü değişimlere öncülük etti. Bu dönüşümler, modernleşme hedefleri kadar tek parti döneminin siyasal sınırları ve toplumsal gerilimleri içinde de değerlendirilir. Tarihsel mirası, Türkiye’de ve dünyada farklı disiplinlerce tartışılmaya devam eder.
Dört eşik
Bir yaşam öyküsünün tamamı değil; Türkiye’nin siyasal yönünü belirleyen dört tarih.
Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a gelişi, Millî Mücadele’nin örgütlenme sürecinde simgesel bir başlangıç kabul edilir. Amasya, Erzurum ve Sivas’taki çalışmalar bu süreci ortak bir programa taşıdı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, yönetim biçimini cumhuriyet olarak belirledi. Mustafa Kemal aynı gün Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.
Soyadı Kanunu’nun ardından TBMM, Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını verdi. Aynı dönemde kamusal ve hukuki alanda kapsamlı dönüşümler sürüyordu.
Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda saat 09.05’te hayatını kaybetti. Naaşı 1953’te Ankara’daki Anıtkabir’e nakledildi.
Miras
Atatürk’ün mirası yalnızca anma günlerinde değil, kurumlarda, hukukta, eğitimde ve Türkiye’nin dünyayla kurduğu ilişkide okunur.
Hanedan yönetiminden ulusal egemenlik ilkesine geçiş, yeni devletin temel siyasal çerçevesini kurdu. Uygulama, dönemin tek parti yapısı içinde gelişti.
Laik hukuk düzenine yöneliş ve medeni kanun, yurttaşlık ilişkilerini yeniden tanımladı; kadınların siyasal hakları aşamalı olarak genişledi.
Öğretimin birleştirilmesi, yeni Türk harflerinin kabulü ve kültür kurumları, okuryazarlık ile kamusal eğitimi dönüşümün merkezine aldı.
Egemenlik, diplomasi ve bölgesel barış arayışı öne çıktı. Lozan düzeni ve sonraki anlaşmalar, yeni devletin uluslararası konumunu biçimlendirdi.
Söz ve bağlam
“Ne mutlu Türküm diyene!”
“Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.”
1881 — 1938